Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

CONTEXT SENTENCES
We were taught that World War II broke out in 1939. Bize 2. Dünya Savaşı'nın 1939 yılında patlak verdiği öğretildi.
A lot of people were killed in World War II. II. Dünya Savaşında bir sürü insan öldürüldü.
That country remained neutral throughout World War II. O ülke II.Dünya Savaşı boyunca tarafsız kaldı.
Gerhard Schroeder is the first German chancellor not to have lived through World War II. Gerhard Schröder, II. Dünya Savaşı boyunca yaşamayan ilk şansölyedir.
This book only goes down to World War II. Bu kitap sadece İkinci Dünya Savaşına kadar uzanır.
Gerhard Schröder, II. Dünya Savaşı boyunca yaşamayan ilk şansölyedir. Gerhard Schroeder is the first German chancellor not to have lived through World War II.
O, konuşmasında II.Dünya Savaşını referans gösterdi. She made references to World War II in her speech.
Linda, babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı. Linda was called back from college by her father's sudden illness.
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık. We were greatly surprised at the news of his sudden death.
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm. I was beside myself when I heard the news of my father's sudden death.