Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "bell metal" in English-Turkish Dictionary
Category English Turkish
noun bell metal pirinç

CONTEXT SENTENCES
There's the bell. Çan var.
The bell is ringing. Zil çalıyor.
We were watching TV when the bell rang. Zil çaldığında TV izliyorduk.
The bell rang, and the train began to move. Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.
When the bell rang, the audience took their seats. Zil çaldığında seyirciler koltuklarına oturdular.
Eğer oyun kasetinin metal plaka terminali pis ise oyun konsoluna kaset yerleştirildiğinde oyunun başlaması zor olabilir. If the metal plate terminal of the game cassette is dirty it may be difficult for the game to start when the cassette is inserted into the game console.
Dr. Bell hastayı tedavi etti. Dr. Bell treated the patient.
Bana içinde yağ olan metal kovayı ver. Give me the metal bucket with the oil in it.
Bell'in telefonu icat ettiğini herkes bilir. Everyone knows that Bell invented the telephone.
Bell ne icat etti? What did Bell invent?