Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "belly" in English-Turkish Dictionary
Category English Turkish
noun belly göbek
noun belly iştah
noun belly karın
noun belly mide
verb belly şikâyet etmek
verb belly şişmek
verb belly sızlanmak
noun belly telli çalgının ön kısmı
verb belly yakınmak

CONTEXT SENTENCES
I hit the man on the belly. Adama karnından vurdum.
You shouldn't have your eyes bigger than your belly. Gözlerin midenden daha büyük olmamalı.
You shouldn't have your eyes bigger than your belly. Boşan da semerini ye.
Tom has a beer belly. Tom'un bir bira göbeği var.
Mary is very good at belly dancing. Mary göbek dansında çok iyidir.