Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "booze" in English-Turkish Dictionary
Category English Turkish
noun booze alem
verb booze alem yapmak
noun booze cümbüş
noun booze içki
noun booze içki alemi
verb booze içki içmek
verb booze kafayı çekmek

CONTEXT SENTENCES
Booze is the answer, but now I can't remember the question. İçki içmek cevaptır ama şimdi soruyu hatırlayamıyorum.
Tom was only interested in sex and booze. Tom sadece seks ve içki alemiyle ilgileniyordu.
Sami brought a box of booze. Sami bir kutu içki getirdi.
You're out of booze. İçkin bitti.
The doctor warned me to stay away from booze. Doktor, içkiden uzak durmam için uyardı.