Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "edebiyat" in English-Turkish Dictionary
Category Turkish English
noun edebiyat belles lettres
noun edebiyat letters
noun edebiyat literature
noun edebiyat polite letters

CONTEXT SENTENCES
O bilimsel bir enstitüde çalışır, ki orada dilbilimciler, edebiyat bilim adamları, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler ve diğer bilim adamları cücelerle ilgili yapılması gereken her şeyi araştırıyorlar. He works at a scientific institute where linguists, literature scholars, historians, sociologists, economists, and other scholars investigate everything that has to do with gnomes.
Edebiyat okumak için İtalya'ya gitti. She went to Italy to study literature.
Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır. Everyone has the right to the protection of the moral and material interests resulting from any scientific, literary or artistic production of which he is the author.
Edebiyat bize insanlık hakkında öğretir. Literature teaches us about humanity.
Çağdaş edebiyat okuyor. He studies contemporary literature.