Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "iflas etmek" in English-Turkish Dictionary
Category Turkish English
phrase iflas etmek be in carey street
phrase iflas etmek belly up
verb iflas etmek break
verb iflas etmek burst up
verb iflas etmek bust
verb iflas etmek crash
verb iflas etmek fail
verb iflas etmek go bankrupt
phrase iflas etmek go belly up
verb iflas etmek go bust
verb iflas etmek go smash
phrase iflas etmek go to rack and ruin
phrase iflas etmek go to the wall
verb iflas etmek go under
phrase iflâs etmek sink the shop
verb iflas etmek smash

CONTEXT SENTENCES
Seninle seyahat etmek istiyorum. I want to travel with you.
Bir sandviç sipariş etmek istiyorum. I would like to order a sandwich.
Benimle dans etmek ister misin? Would you like to dance with me?
Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez. You are not allowed to violate the rules.
Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir. Everyone has the right to freedom of opinion and expression; this right includes freedom to hold opinions without interference and to seek, receive and impart information and ideas through any media and regardless of frontiers.