Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

CONTEXT SENTENCES
These drinks are a la carte. Bu içecekler alakart.
Kati Wolf is a good singer. Kati Wolf iyi bir şarkıcıdır.
How was LA? Los Angeles nasıldı?
I should cancel the trip to LA. Los Angeles'a olan geziyi iptal etmeliyim.
La, la, la, I'm not listening. La la la, ben dinlemiyorum.
Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük. Your income is about twice as large as mine is.
Ben L.A.'yı daha çok seviyorum. I like L.A. better.
Tom'la ilk defa ne zaman tanıştın? When did you first meet Tom?
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı. An old man came up and shook Lincoln's hand.
Texas'la anlaşma 12 Nisan 1844'te imzalandı. The treaty with Texas was signed April twelfth, 1844.