Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "kemer takmak" in English-Turkish Dictionary
Category Turkish English
verb kemer takmak belt

CONTEXT SENTENCES
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi? You always like to trip me up, don't you?
Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir. The austerity measures that many city governments have implemented are hugely unpopular.
Ne? Biraz çorba ve kereviz, yiyeceğim bütün şey bu mu? Ben bir Zen rahip değilim.Ben böyle bir kemer sıkma diyetiyle yaşayamam. What? A little soup and celery is all I get? I'm not a Zen monk. I can't survive on an austerity diet like this.
O deri bir kemer. That is a leather belt.
Artık gözlük takmak zorunda değilim. I don't have to wear glasses any more.