Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "kirletmek" in English-Turkish Dictionary
Category Turkish English
verb kirletmek bedaub
verb kirletmek befoul
verb kirletmek begrime
verb kirletmek bemire
verb kirletmek besmear
verb kirletmek besmirch
verb kirletmek blot
verb kirletmek contaminate
verb kirletmek daub
verb kirletmek defile
verb kirletmek dirty
verb kirletmek foul
verb kirletmek foul up
verb kirletmek grime
verb kirletmek make dirty
verb kirletmek mess
verb kirletmek pollute
verb kirletmek rape
verb kirletmek slur
verb kirletmek smear
verb kirletmek smirch
verb kirletmek smutch
verb kirletmek soil
verb kirletmek spatter
verb kirletmek stain
verb kirletmek sully
verb kirletmek tarnish
verb kirletmek vitiate

CONTEXT SENTENCES
Ellerimi kirletmek istemiyorum. I don't want to get my hands dirty.
Tom ellerini kirletmek istemiyor. Tom doesn't want to get his hands dirty.
Ellerini kirletmek istemediğini söylüyorsun. You say you don't want to get your hands dirty.
Temiz bardakları onları bulaşık makinesinden çıkararak kirletmek istemiyorum. I don't want to contaminate the clean glasses by taking them out of the dishwasher.
Ben senin iyi adını kirletmek istemem. I wouldn't want to sully your good name.