Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

CONTEXT SENTENCES
In Brazil the prevalence of Asperger's Syndrome may reach 0.5%. Brezilya'da Asperger Sendromu görülme sıklığı % 0.5'e ulaşabilir.
Aşama 1. 0.5 litre bitkisel yağı (herhangi bir içyağı veya yağın ve içyağının bir karışımı) yüksek ateşte çömlekte ısıtın, 400 gram doğranmış soğan ekleyin, soğanlar sarı bir renge ulaşana kadar kızartın, sonra da 1 kilogram et (hangi cins olursa olsun) ekleyin. Step 1. Heat the vegetable oil (0.5L) (any grease or a mixture of oil and grease) in the pot on high heat, add sliced onions (400g), fry until the onions take a yellow color, then add meat (any kind) (1kg).
Farklı aklı olanlara, aynı dünya bir cehennem ve bir cennettir. To different minds, the same world is a hell, and a heaven.
Tom'un diğer çocuklara taş atmayacak kadar aklı var. Tom knows better than to throw rocks at the other children.
Tom'un kibritlerle oynamayacak kadar aklı var. Tom knows better than to play with matches.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var. Tom knows better than to give his real name in chat rooms.