Meanings of "top" in Turkish English Dictionary
English
Turkish

Meanings of "spree" in English-Turkish Dictionary
Category English Turkish
noun spree alem
noun spree cümbüş

CONTEXT SENTENCES
I’m totally prepared for my spree. Benim cümbüşüm için tamamen hazırım.
Mary went on a shopping spree after coming into some money. Mary servete konduktan sonra bir alışveriş çılgınlığına devam etti.
Having won the lottery, she went on a shopping spree. Piyangoyu kazanınca alışveriş çılgınlığına daldı.
Tom and Mary went on a shopping spree. Tom ve Mary mağaza mağaza gezip alışveriş yapmaya devam etti.
Tom and Mary went on a shopping spree. Tom ve Mary alışveriş çılgınlığına devam etti.
Bode müzesi, Berlin'deki Spree nehrinin ortasındaki bir adada bulunuyor. The Bode museum is located on an island in the middle of the Spree river in Berlin.